Şu an mevzu bahis adamımız arkamdaki yatakta uyuyor. Hic yokmuşçasına. bense hiç burda degilmışçesıne. gelmesınden once minik bır tüy bile duşse avuçlarından dengemi alt üst edip yere kapaklanmama sebep olacakmış gibi hissediyordum. Yanılmışım, adam üstüme inşaat molozu dökse, gene acı çekmeyeceğim, öyle nasırlaşmışım.
gerçek bir sonbahar yaşanıyor son birkaç gündür. Sadece tadını çıkarmak istiyorum, çünkü ben aslında severim sonbahar figürlerini. Lakin arkasından gelecek mevsimle gram ilgilenmiyorum. Ağlamak istiyorum bir sigara ve kahve eşliğinde.. sanırım balkon müsait.
20 Eylül 2012 Perşembe
13 Eylül 2012 Perşembe
Ne istediğini, genele vurduğunda bilmeyen fakat özelde tek bir şeyi gerçekten istediğine emin olan bir 'biriyim' bu günlerde. Çalışıyorum, çünkü düşünmekten alıkoyuyor, çalışıyorum çünkü beklemenin en iyi yolu bu, çalışıyorum çünkü ''paraya ihtiyacım olacak Almanya'da'' maskeme fazlasıyla inanmış görünüyorum. Gene konudan konuya atladığım, hızına yetişemediğim düşüncelerimi belli bir bütünlükten uzak önünüze sunacağım bir yazı olacak. Aslında bu bloğa yazdıklarımı kimsenin önüne sunmak amacım yok, sadece kalemle yazmaya üşendiğim ve eserekli aklıma cazip geldiği için, 'hizmet kalitesi bakımından düşüncelerim kayıt altına alınsın' diye yazıyorum. Konudan konuya atlamak mı demiştik? ne istediğini bilmek'den çalışmaya, oradan hızına yetişilmez düşüncelerime, hemen ardından bloğu niçin yazdığıma geldik. Daha ilk paragraftan böyle ise bu yazı okuyanını epey yoracak sanırım.
Master mevzuum -fazlasıyla uzamış ve lahana tadı vermiş (evet lahanayı sevmem, hiç sevmem, kabak daha bir şirin)- hala netleşmedi. Birkaç ayı kaldı sanırım, fakat ocak ayında gidişime çoktan hazırladım kendimi. Gerçi kabul aldığımda ekimde bile çekip gitme ihtimalim var, çünkü hala düzenli bir işim yok ve fazlasıyla bekledim. Daha fazla sabretmem beklenmemeli benden, zaten dünyanın en sabırsız insanlarından biriyim. Haha bu kullanımı seviyorum, hani şu 'dünyanın en..' kullanımından bahsediyorum. Böyle bir yazı yazmak eğlenceli olabilir.
Konu neydi? Düşüncelerim çoktan başka bir konuya atladı da... Blog'a ingilizce devam etme düşüncesi geldi bir anda. Neden olmasın? Ancak bu yeni bir başlangıç gerektirir, ya da kendi başına yeni bir başlangıç olur. Fakat ben gene de bu ufak da olsa heyecan kıpırtısı yaratan fikri böyle harcamak istemiyorum. Almanyaya gider gitmez.. diyelim. Zaten sigarayı da bırakacağım sözüm var.
Gene içi boş satırlar yazdığıma dair bir his var içimde. Gene mi olmadı? Burda bitsin.
Etiketler:
Almanya,
hizmet kalitesi,
kabak,
lahana,
sigara
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

